Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
10 Ağustos 2014 Pazar
KAŞIKLIK
Evliliğimin ilk günleri balayından gelişimizle başladı.herşey güzeldi.hemde çok.evliliğin en güzel yanını soracak olanlara söyleyemez utanırdım. Ama en güzel yanı sabah sevdiğin insanla uyanabilmek bence.uykunun arasında yatakta dönerken yanında onun olduğunu hissetmek. Evime alışmam uzun sürmedi. Herkes şaşırıyordu adapte olmamın hızlılığına. Hergün evi temizleyip yeni yemekler yapıyordum.her gün mutlu ve hevesli uyanıyordum. Yeni ev yeni eşyalar ve sevdiğim insan. Her akşam garanti görüşme şansı. Izin alma derdin yok buluşma adrenalini çekmene gerek yok.hiç ağlamamıştım anne diye. Geliyorlardı zaten sık sık. Arada bende gidiyordum. Ama mutluydum böyle.babamla aynı firmada çalıştığımızdan hergün görüşüyorduk Zaten. Kardeşimde 2 akşamda bir geliyordu yanıma.2.ayımızın bittiği gün yatmadan önce midem kazındı (genelde huyumdur) dolaptan birşeyler aldım yemek için kaşıklığı açıp çatal almak istedim ama elime gelen kaşık dünyamın yıkılmasına sebep oldu. Annemin evinde çatal olan yere benim evimde kaşıkları dizmişler (çeyiz seren müstakbel teyzeler) o kaşıklığı düzenlemek annemi ne kadar özlediğimi evime artık dönemeyeceğimi evimin artık burası olduğunu anlamama sebep oldu.çok acı.o güne kadar hevesim farklılıkları anlamama engel olmuştu. Ve o gün evliliğin ailemle aramda nasıl bir bağı bitirdiğini, nasıl bir mecburiyet olduğunu, benden neleri götürdüğünü en çokta annemin neden ağladığını anlamış oldum.annem çok ağlar mutluluktan derdi. Değilmiş...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder